21 Kasım 2018
  • English Lessons

8. Sınıf 9. Ünite Kelime Listesi

Grade 8 Unit 9
Science – Bilim

accelerate : hızlandırmak

achieve : başarmak

achievements : kazanımlar, edinimler, başarılar

affection : şefkat, duygusal yakınlık

aids (acquired immune deficiency syndrome) : edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromu

aircraft : uçak

allow : imkân tanımak etmek, izin vermek

amount : miktar

annually : yıllık

appoint : atamak, tayin etmek

appreciate : takdir etmek

apron : önlük

astonishing : şaşırtıcı

astronomy : astronomi

award : ödül

bacteria : bakteri

balance : denge

be in high danger : büyük tehlike altında olmak

be in one’s infancy : başlangıç aşamasında, emekleme döneminde olmak

be interested in science : bilime ilgisi olmak

be perfected : mükemmelleştirmek, kusursuzlaştırmak

best seller : en çok satılan kitap

booster : destekçi, motive edici

breakthrough : yenilik, atılım, bilimde büyük buluş

cancer : kanser

cancer cells : kanser hücreleri

capable : muktedir, kapasiteye sahip, gücü yeten

cardiac : kalple ilgili

cell : hücre

century : yüzyıl

certain : belli, belirli

chairman : başkan

chemical : : kimyasal

chemical substance : kimyasal madde

chemist : kimyager, eczane

common cold : grip, nezle

community : topluluk

compass : pusula

complete : tamamlamak

conduct : idare etmek, yönetmek

conduct an experiment (on sth) : (bir şey üzerinde) deney yapmak

consentrate : odaklanmak

cosmonaut : kozmonot

cosmos : kozmos

creatures : yaratıklar

cure : tedavi etmek, iyileştirmek, çare, ilaç

damaged tissues : hasarlı dokular, zarar görmüş vücut dokuları

dentist : diş hekimi

description : açıklama

design : dizayn, tasarım

destroy : yok etmek

determination : kararlılık

develop : geliştirmek

diagnose : teşhis etmek

discover : keşfetmek

discovered : keşfedilmiş,

discoverer : kaşif, keşfeden

discovery : keşif, keşfedilen

discussion : tartışma

disease : hastalık

drug : ilaç / uyuşturucu

ecosystem : ekosistem

electricity : elektirik

endless : sonsuz, sınırsız

engineer : mühendis

enthusiasm : heves, çoşku, heyecan

environment : çevre

environmental engineering : çevre mühendisliği

equal : eşit

excavation area : kazı alanı

experiment : deney

explode : patlamak, patlatmak

failure : başarısızlık

flew : uçmak, uçurmak fiilinin geçmiş hali (fly)

follow / chase : takip etmek

for a while : bir süreliğine

genetic : genetik

geneticist : genetik uzmanı

genius : dahi

glacier : buzul

glacier melts : buzulların erimesi

global warming : küresel ısınma

goal : hedef, amaç, gol

graduate : mezun olmak

humanity : insanlık

hunt sb, sth down : buluncaya kadar aramak

ignore : önemsememek

imagine : hayal etmek

importance : önem

improved : geliştirilmiş

improvement : gelişme

include : içermek

inform : bilgilendirmek

innovation : yenilik

interactive : interaktif, etkileşimli

invent : icat etmek

invention : buluş, icat

inventor : mucit, icat eden

investigator : araştırmacı, dedektif

joint : ortaklık

keep : tutmak

kevlar : çok hafif ve sağlam karbon kökenli liflerden oluşan bir malzeme

lab safety rules : labaratuar

light bulb : : ampul

limited : sınırlı

longevity : uzun ömürlülük

machine : makine

major diseases : önemli, ağır hastalıklar

make sth special : bir şeyi özel kılmak

man : insan, insanoğlu

mankind : insanlık

material : malzeme, madde

meaning : anlam

mechanical computer : mekanik bilgisayar

medicine : tıp

micro-device : mikro cihaz

milligram : gramın binde biri

miss the point : anlayamamak

motion picture camera : hareketli resim kamera

motion picture camera : sinema kamerası

nanomedicine : nanotıp

nanotechnology : nanoteknoloji

national park : milli park

natural wonder : doğa harikası

nowadays : bugünlerde

observe : dikkat etmek,

obviously : açıkçası

oceans : okyanuslar

operate : işletmek, çalıştırmak

operation : ameliyat

organism : organizma, canlı varlıklar

outstanding : göze çarpan, belirgin

particularly : özellikle, bilhassa

patient : sabırlı, hasta

perform : gerçekleştirmek, uygulamak

persistence : dayanıklılık

phonograph : gramafon

physicist : fizikçi

piece : parça

powered aircraft : motorlu uçaklar

powerful : güçlü

practical : pratik, kullanışlı

principle : prensip, ilke

printed : yazılı, basılı

priority : imtiyaz

probably : muhtemelen

process : süreç, proses

progress : ilerleme

prototype : prototip, ön model

reach : ulaşmak

result : sonuç

retired : emekli

safety :güvenli

science : bilim, fen

science museum : bilim müzesi

science show : bilim gösterisi

scientific : bilimsel

scientific awards : bilimsel ödüller

scientist : bilim adamı

self : kendi

separate : ayrı, farklı

simple discussions : basit tartışmalar, münakaşalar

since : den, dan beri

smallpox : çiçek

solar system : güneş sistemi

solve : çözmek

space science : uzay bilimi

specific : belirli

spectacular : muhteşem, göz alıcı

stage : sahne, evre, aşama, safha

steel : çelik

store : mağaza, depolamak, barındırmak

subtance : madde, cisim

successfully : başarılı

suffer : acı çekmek

supporting : destekleyici

surgeries : ameliyat, cerrahi müdahale, operasyon

surgery : ameliyathane

synthetic : sentetik, yapay

technician : teknisyen

tecrübe edinmek

telescope : teleskop

test tube : deney tüpü

thesis : tez

ultra-delicate : son derece hassas

unique : eşsiz, tek

universe : evren

unlimited : sınırsız, limitsiz

vaccinate : aşı yapmak, aşılamak

vaccination : aşı, aşılamak, aşı

vaccine : aşı

volunteer : : gönüllü

water screw : bir çeşit su pompası

win : kazanmak

young : genç