20 Eylül 2018
  • English Lessons

6. Sınıf 2. Ünite Kelime Listesi

Grade 6 Unit 2 Vocabulary
Yummy Breakfast – Harika Kahvaltı

about : hakkında

after : sonra

any : hiç

apple : elma

bacon : pastırma

bagel : simit

baked : fırında pişirilmiş

bean : fasulye

because : çünkü

before : önce

big: büyük

black olive : siyah zeytin

blackberry : böğürtlen

bread : ekmek

breakfast : kahvaltı

but : fakat

butter : tereyağı

buy : satın almak

cake : kek,pasta

call : telefon etmek

Can I have….? : …. alabilirmiyim?

cereal : mısır gevreği

cheese : peynir

coffee : kahve

cookies : kurabiye

croissant : kruvasan

cucumber : salatalık

delicious : lezzetli

dinner : akşam yemeği

dish : (düz) tabak

dislike : sevmemek

Do you want …? : istermisiniz

eat : yemek

enjoy : hoşlanmak

enroll : kayıt olmak

enough : yeter

excuse me : afedersiniz

fast food : hamburger, cips, kola türü yiyecekler

favourite : en sevilen

favourite food : en sevilen yemek

food : yiyecek

fridge : buzdolabı

fruit : meyve

fruit salad : meyva salatası

full : tok

garlic : sarımsak

give : vermek

grape : üzüm

grilled fish : balık ızgara

grilled: ızgarada pişirilmiş

ham : jambon

hamburger : hamburger

hate : nefret etmek

healthy : sağlıklı

healthy food: sağlıklı yiyecek

honey : bal

hot dog : sosisli sandviç

hungry : aç

I’m full : tokum

invite : davet etmek

it’s all gone : kalmadı, bitti

jam : reçel

junk food : abur cubur

know : bilmek

let’s : haydi

like : sevmek

look great : harika görünmek

lots of : çok

love : sevmek

lunch : öğle yemeği

made from : – den yapılmak

make : yapmak

make salad : salata yapmak

meal : yemek, öğün

mean : anlamına gelmek

milk : süt

miso soup : japon çorba türü

muffin : çörek, kek

natural : doğal

need : ihtiyaç duymak

nutritious : besleyici

oat meal : yulaf ezmesi

olive : zeytin

olive oil : zeytin yağı

omelette : omlet

onion : soğan

only a little : birazcık

orange juice : portakal suyu

pancake : krep, gözleme

parsley : maydonoz

pass me the salt : tuzu uzatırmısın

plate : tabak

prefer : tercih etmek

put : koymak

quick : hızlı, çabuk

rice : pirinç

rub : ovmak

salad : salata

salami : salam

salt : tuz

sausage : sosis

serve : servis yapmak

shake : sallamak, çalkalamak

snack : hafif yemek, atıştırmalık

some : biraz; bir kaç

soup : çorba

soy bean : soya fasulyesi

spaghetti : makarna

special : özel

store : dükkan

sugar : şeker

sushi : suşi

take : almak

tea : çay

tell : anlatmak, söylemek

think : düşünmek

toast : tost

tomato : domates

traditional : geleneksel

unhealthy : sağlıksız

vegetable : sebze

want : istemek

what kind of : ne tür

what type of : ne tür

with : ile

would you like? : ister misin?